Gümrük Bölgesinde Ödenen Fazladan Vergilerin Yükümlüye Geri İadesi
- Olcay Kuş
- 29 Ağu 2025
- 2 dakikada okunur

Gümrük Kanununun 24’üncü maddesi uyarınca “İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir.” Satış bedeli ise fiilen ödenen veya ödenecek olan fiyattır. 25'inci uyarınca ise; “24'üncü madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymeti, bu maddenin 2’nci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirlenir.” Yani ithal edilen malın kıymetinin sırasıyla; aynı eşyanın satış bedeli, benzer eşyanın satış bedeli, birim fiyata dayalı kıymet ve hesaplanmış kıymet yöntemlerine göre belirleneceği hükme bağlanmıştır. Ancak uygulamada; İthalatta Gözetim Uygulamalarına ilişkin Tebliğ’ler uyarınca eşyaların gümrük kıymeti belirlenerek; eşyanın gerçek satış bedeli (birim fiyatı) eşik değere yükseltilerek, usulsüz vergilendirme yapılmaktadır. Ancak bu tebliğde yer alan birim kıymetlerin eşyanın satış bedeli olarak esas alınması hukuka aykırıdır.
Gözetim Uygulaması, herhangi bir korunma tedbiri değildir. Bir mala ilişkin gözetim uygulamasının getirilme amacı; o malın ithalat seyrinin izlenmesi ve yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesidir. Gözetim uygulaması getirilen eşyanın ithalatında; herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır. Dolayısıyla gözetim uygulaması getirilen eşyalar hakkında fazladan vergi ödenilmesi durumunda yasal yollara başvurularak bu vergilerin alınması mümkündür.
Yurt dışından ithalat gerçekleştiren firmalar, ürünler gümrük müdürlüğüne geldiği zaman beyanname tescil ettirmek suretiyle mallarını gümrükten alabilmektedir. Ancak beyanname tescil edilirken haksız yere fazladan alınan vergiler söz konusu olmaktadır. Bu vergilerin iadesi için beyannamenin tescil edildiği gün noter vasıtasıyla ihtirazı kayıt konulmalıdır. İhtirazı kayıt; belli hakları kullanma konusunda serbestliğini korumak isteyen tarafın, bu konuda ön koşul ileri sürmesi, çekince koymasıdır. İhtirazı kayıt, beyanın serbest irade ile yapılmadığını ortaya koyar. Beyanlarının, yükümlüleri bağlamadığından söz edilebilmesi için, ihtirazı kaydın, beyannamenin tescil edildiği tarihte konulması gerekir. Ancak bu şekilde, beyanın, yükümlülerin iradesi dışında gerçekleştiği anlaşılabilir.
İhtirazı kayıt ileri sürme hakkının kullanılması belli bir şekle bağlı kılınmamıştır. İhtirazı kayıt iradesinin herhangi bir şekilde açıklanması yeterlidir. Bu nedenle açık bir irade beyanı ile kullanılabileceği gibi örtülü irade beyanı ile de kullanılabilir. Karşı tarafa telgraf çekmek, iadeli taahhütlü- taahhütlü mektup göndermek, noterden ihtar çekmek, fax çekmek. vb şekillerde ihtirazı kayıt iradesi açıklanabilir. Nitekim 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 14. maddesinde; "Bu Kanuna göre gümrük idaresine yapılacak yazılı başvurular posta ile taahhütlü olarak gönderilebilir. Bu takdirde başvurunun postaya verildiği tarih gümrük idaresine verilme tarihi yerine geçer" denilmek suretiyle taahhütlü posta gönderilerinin postaya verildiği tarihin gümrük idaresine verilme tarihi olarak kabul edileceği hükmü yer almaktadır.
İhtirazı kayıttan sonra ise 15 gün içerisinde Gümrük Bölge Müdürlüğüne itiraz yapılmalıdır. Gümrük Bölge Müdürlüğünden 30 günlük yasal süre içerisinde cevap gelmemesi veya ret cevabı gelmesi halinde vergi mahkemelerinde dava açılmalıdır.
Fazladan ödenmiş gümrük vergilerinin iadesinde izlenebilecek iki yol vardır:
Birinci yol, idare tarafından ek tahakkuk yapılması ya da beyannamenin ihtirazı kayıtla verilmesi halinde, tebliğ edilen vergilere karşı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi kapsamında süresi içinde itiraz yoluna gidilip, itirazın reddi durumunda ret kararının iptali istemiyle dava açılmak suretiyle,
İkinci yol ise; beyannamenin ihtirazı kayıt ile verilmiş olup olmadığına bakılmaksızın tebliğ edilen vergilere karşı Gümrük Kanunu’nun 211 ve devamı maddeleri kapsamında süresi içerisinde iade başvurusu yapılıp, başvurunun reddi işlemine karşı itiraz yoluna gidilip, itirazın reddi durumunda ret kararının iptali istemiyle dava açılmak suretiyle, yapılabilmektedir.
Daha fazla bilgi almak için; internet sitemizde yer alan iletişim numarasından bize ulaşabilirsiniz.

Yorumlar